Ayşe's profileNe güzel seni bulmak büt...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
|
12 August ...SEVİYORUM
Herkes, "ilk kendi yaşıyor" Sanmasa, Sevdalar da tükenirdi, Masalları da… Sonsuza kadar Sürdüğü bilinsin diye mi nedir, Bittiği anlar ve ihanetler Yazılmıyor kitaplara. Zümrüt-ü Anka Kuşu da yalan aslında, Kendini külünden yarattığı da… Ferhat’ın Şirin, Aslı’nın Kerem için öldüğünü Kim gördü Allah aşkına? "Sonsuza kadar sürsün" diyorsan "Bu sevda," O zaman sevgili, O zaman vuslat yaşanmaya! Sana yazacak bir sen bırak bana! Öfkelerin orada kalsın! Kaçamaklar hanesinde değil ismin Anlasana! Ömrümün tam ortasına Kocaman harflerle yazmışım: Seni seviyorum… Seni seviyorum… "Herkese söylediğini Bana söyleme" diyorsun… Ama ne varsa sevdaya dair, Bizden önce söylenmiş, biliyorsun. Bize düşen, aşkı yalansız yaşamak… Hadi uzatma da uzat ellerini, Seni seviyorum… Seni seviyorum… Seni seviyorum… ARTIK DAHA AZ SEVİYORUM SENİGiderek daha az...
Unutur gibi seviyorum...
Azala azala... Aramızdaki uzaklığın karanlığında... Geceler kısalıp, gündüzler uzuyor böyle olunca... Daha az seviyorum seni... Kendini iyileştiren bir yara gibi... Daha az... Ve zamanla... Sen geceyi tutuyorsun, ben nöbetini... Uzak dağ kışlalarında Görmüyoruz birbirimizi... Usul usul sis iniyor Kopmuş yollara... Işığı hafif, uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda... Sevgilim sevgilim... Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin... Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da... Artık daha az seviyorum seni... Unutur gibi, ölür gibi daha az... Yeniden ödetiyorum kendime Onca aşkın öğretemediğini... Kolay değil... Yalnızca sevgilimi değil, evladımı da kaybettim ben... Kaç acı birden imtihan etti beni... Tek bir gece vardır insanın hayatında Ömür boyu sürer nöbeti... Bu da öyleydi... İyi ol, sağ ol, uzak ol... Ama bir daha görme beni !!
MURATHAN MUNGAN ...DESEMKİ Desem ki vakitlerden bir Nisan akşamıdır, Rüzgârların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini, Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en solmazını, Toprakların en bereketlisini sende sürdüm, Sende tattım yemişlerin cümlesini. Desem ki sen benim için, Hava kadar lazım, Ekmek kadar mübarek, Su gibi aziz bir şeysin; Nimettensin, nimettensin! Desem ki... İnan bana sevgilim inan, Evimde şenliksin, bahçemde bahar; Ve soframda en eski şarap. Ben sende yaşıyorum, Sen bende hüküm sürmektesin. Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, Rüzgârlarla, nehirlerle, kuşlarla beraber. Günlerden sonra bir gün, Şayet sesimi farkedemezsen, Rüzgârların, nehirlerin, kuşların sesinden, Bil ki ölmüşüm. Fakat yine üzülme, müsterih ol; Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini, Ve neden sonra Tekrar duyduğun gün sesimi gökkubbede, Hatırla ki mahşer günüdür Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum. CAHİT SITKI TARANCI ....Bu kadar çabuk pes edişinde bundandı belki ?Başka cümlelerin ardına sığınman,yalan sevdalara kapılman bundandı işte.Gözlerine baktığım zaman hayat bulurdum.Öyle güzeldiler ki…sanki hayat saklıydı içlerinde !Birden kapattın o gözleri…aldın benden hayatımın en beyaz siyahını.İşte ondan sonra başladı her şey;kalp ağrılarım,baş ağrılarım,haykırışlarım,hıçkırıklarım….Benden aldığın en beyaz siyahtı bunlara sebep.Yaşadıklarımın kötü bir kabus olduğunu düşleyip,geçecek diyordum,Olmadı,geçmedi her şey artarak daha da çoğaldı.Pişmanlıklar sardı çevremi,keşkeler birikti içimde,acabalar dolaşıp durdu beynimde…ama yinede hep sen vardın düşlerimde,hep sen çoğaldın,hep sen büyüdün içimde... ÖZLEDİMÖZLEDİM
Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden ''git artık'' demek ''beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa'' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.... CAN YÜCEL 11 August ...İçimdeki yangını durdurmak imkansız, Bitsin diye uğraştıkça büyümekte çünkü. Yaralarımı sarmanın bi yolunu bulamadım henüz, Dokundukça dallanıp budaklanmakta kökü. Bu tarifi olmayan acıyı dindiremedim, Daha çok eridim,daha çok tükendim.. Benim derdim sendin, Sende başka yerlerdeydin.... Ne sana olan sevgime boyun eğdin, Nede sensizliğe yanilmeme izin verdin. İçimde varolan bi ateştin, Bana her bakışında biraz daha alevledin. Acılarımın sebebi sendin, Ne bunu bilebildin nede bilmek istedin. Sızılarımın sebebi sendin, Sızımı dindirecek olanda sen, Ne beni dinledin nede sızımı dindirdin... Ne sevgimi anlatmama fırsat verdin, Nede sevgimi yaşamama, Beni görmezden geldiğin gibi Sevgimide görmezden geldin... OLAMADIN...OLAMADIN
Karmakarışık duygularım oldun, Cevabını veremediğim sorularım. Aldığım nefes oldun çoğu zaman, Bazende içime çektikce ciğerlerimi yakan zehirim. Yalnızlığım oldun, Yanımda olmana en çok ihtiyaç duyupda, Seni umduğum yerde bulamadığım zamanlarda.. Hem yaram oldun hemde yaramın sebebi.... Herşeyim oldun da; Olamadın bı yüreğe candan seven bi sevgili.... 05 August ... SENİ SEVİYORUM ! SENİ SEVİYORUM ! SENİ SEVİYORUM ! SENİ SEVİYORUM ! SENİ SEVİYORUM ! SENİ SEVİYORUM ! Serseri Aşık ...SEVDİM
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle... Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin. Sevdim işte ötesi yok... mehmet coşkundeniz ...SUSARAK
Güneş altında söylenmedik söz yokmuş... Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi... Ne gece, ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz... Ben de söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde... Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik... Ben de susuyorum sevgimi saklayıp içimde... Duyuyorsun değil mi suskunluğumu nasıl haykırıyor... Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim... Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde... AZİZ NESİN
03 August ...AŞK-I VİRANE
...AŞK NEYDİ?
Bir sonun başlangıcına, derin bir mutluluğa doğru yol almıştım…
Ve o an içimde ki, gözlerinden umut taşan çocuğun hala hayatta olduğunu fark ettim… Onu dinledim… Artık biliyordum ki; Aşk güçlüydü… Aşk cesurdu… Aşk nefesti… Aşk büyüktü… Aşk erişilmezdi… Aşk eşsizdi… Aşk pervasızdı… Aşk sessizdi… Aşk söylenmeyen son sözdü… Aşk zamansızdı… Aşk beyaz bir sayfaydı… Aşk amansızdı… Aşk özlemdi… Aşk beklemekti… Aşk kalbinin emin ellerde olduğunu bilmekti… Aşk acıydı… Aşk savaştı… Aşk barıştı… Aşk mutluluktu… Aşk yaşamaktı… Aşk ölmekti… Aşk tezattı… Aşk güncel bir boşluktu… Aşk ASLI olmaktı… Aşk KEREM’ ini bulmaktı. Aşk kanatlarımın olduğunu hissettirendi… Aşk asi başımı dize getirendi … … Sahi, AŞK neydi? 02 August ...
Alıntı i |
|
|
|