Ayşe's profileNe güzel seni bulmak büt...PhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    28 May

    Şiir

     
    kapi1
     
    BENİ ANLAMAYIŞINA
     
    Sana bir uygarlığı getirdim; anlamadın
    Yavuz kahramanları, şiirin burçlarını
    Ayak ucuna koydum gecenin saçlarını
    Urganmış boynumda taşıdığın gerdanlık
    Sana hükümdarlığı getirdim; anlamadın

    Sevda suya karışır, sızar kan dağlarına
    Köpüren yüreğimde zıpkınlanır umutlar
    Yüzün tunç gibi çöker ülkemin bağlarına
    Irmaklar bilmediğin kadar hülyalı akar
    Her vadi bir yanıyla senin yüzüne bakar
    Bir yanında münzevi hıçkıran Leyla kuşu
    Sen henüz tanımadın sevda denen yokuşu
    Sen henüz yorulmadın yokuşta devler gibi
    Yıkılmak üzre olan çaresiz evler gibi
    Sen henüz vurulmadın uçarken göklerinde
    Sen henüz bir oltaya takılmadan derinde
    Karalar bağlamadın; beni anlayamazsın
    O kalp sende oldukça gülüm, ağlayamazsın

    Seni bir yıldız gibi koyacağım göklere
    Her gece ışığını ruhumdan alacaksın
    Aldanma gururunu okşayan çiçeklere
    En güzel güllerini ruhumla alacaksın

    Kopacak sanıyorsun bu ip ince yerinden
    Bu ipin her çizgisi yaralı bir dev gibi
    İnecek sanıyorsun bu bayrak gönderinden
    Bu sevda tükenecek sönen bir alev gibi

    Sen hala anlamadın sevginin en hasını
    Sen hala çözemedin ırmağın dünyasını
    O, coşkun bir denizin sularına yürürken
    Sen hasta bir çeşmeden doldurmuşsun tasını
    Gittiği her iklime sevdanı götürürken
    Gözyaşı çukuruna gömmüşsün deltasını

    Henüz bir tokat gibi inmedi yüzüne aşk
    Kalbine çivilerle gömülmedi ayrılık
    Görmedin bir arslanın can çekişen resmini
    Yalnızlık kitabında okumadın ismini
    Bir takvim yaprağında yanmadı bakışların
    Dökülen tüylerine tutunmadın kuşların
    Karanlık köşelerde acı acı gülmedin
    Sen henüz kovulduğun kapılarda ölmedin
    O Celali uykudan uyanmadın, uyanma
    Düşlerimin rengine boyanmadın, boyanma

    Bir kuş gibi çırpınan kalbimin kafesine
    Bir avuç yem bıraksan ölür müsün, a gülüm
    Feryadı kayaları parçalayan sesine
    Ömür boyu yabancı kalır mısın, a gülüm
    Sen henüz bir zindanın küflü duvarlarına
    Çarpmadın gözyaşıyla boğulan gözlerini
    Sen henüz diken diken saplamadın göğsüne
    Dudağında kuruyup dağılan sözlerini
    Sen henüz dokunmadın yalnızlığa kan gibi
    Acıyı kaynatmadın içinde volkan gibi
    Karalar bağlamadın beni anlayamazsın
    O kalp sende oldukça gülüm, ağlayamazsın...
     
    NURULLAH GENÇ 
    26 May

    ...

     

     

    Image
     
     
     
          

          
     
         
     
            
     
     

     

                          

     Bilmezler yalnız yaşamayanlar,

     Nasıl korku verir sessizlik insana;

     İnsan nasıl konuşur kendisiyle;

     Nasıl koşar aynalara,

     Bir cana hasret,

     Bilmezler...

      O.VELİ 

          
     
          
     
     

    21 May

    ...

    f7a07e664d639515
     
     
    NE GEREK VARDI SANA,NE GEREK VARDI YOKLUĞUNA...


    Öznesiz cümleler kurmaya alışmıştım ben oysa...

    Yalnızlığıma, ıssızlığıma sahip çıkmıştım onca kalabalığın arasında..

    Korkularımdan korkmamayı öğreniyordum yavaş yavaş.

    Hayallere düşlere sığınıp onlarla avunuyor, küçücük mutluluklara, hayata
    dair geçici heveslere sarılıp gülümseyebiliyordum.

    Geride bırakmıştım bütün hüzünleri, ertelenmişleri, yaşanmışları, yarım
    kalmışları.. Yürüyordum ardıma bakmadan kendi yolumda. Geçmişin izleri bazen
    takılıyordu ayaklarıma bir yerlerde, ama ben aldırmadan yürüyordum işte..

    Sevdaya dair hikayelerin noktasını koymuştu hayat yıllar öncesinde. Ben de
    çaresizce boyun eğmiştim ona.

    Bence mutluydum ben kendi kendimle..

    Hiç beklemediğim bir zamanda, ansızın çıktın yollarıma.

    Yalan mıydın sen?
    Yalan.. Bunca ısıtabilir miydi ruhumu? Bunca işler miydi sevdanı yüreğime?
    Geçmişin izlerini silip, doldurabilir miydi yüreğimi böylesine?

    Bilseydim dinler miydim seni?
    Geçmişimden koparıp, beni alıp gitmene,
    İzin verir miydim?

    Görseydim, eğer sonunu görseydim,
    Başlamadan daha, orada dur derdim...

    Bilseydim, eğer sonunu bilseydim,
    "Sevme bırak" derdim,
    "Sevme, uzak dur..."

    Geldiğin gibi de gittin ansızın bir gün..

    Sensizliğe alışmak daha zordu yalnızlığa alışmaktan.

    Şimdi öznesi sensin cümlelerimin, yüklemleri yok...

    Sensiz günüm zordu zaten,
    Bir de sen geldin üstüne..
    Yokluklarım yetmezmiş gibi,
    Sen de eklendin üstüne...

    Ben zaten bunları sen olmadan da yaşardım.
    Ne gerek vardı sana, sensiz de yalnız kalırdım.
    Ben zaten sen olmadan da ağlardım isteseydim eğer,
    Ne gerek vardı sana, ne gerek vardı yokluğuna...*

    --
    Ne gerek vardı sana, ne gerek vardı yokluğuna...

    20 May

    ...

    bb
     
     
    Hep olumsuzluğunu savuruyorum aşkın ardından. Hep olmazlarını. Sevmelerin önüne yalanlardan bir set kuruyorum başı belirsiz sonu belirsiz.
    İçinden çıkılmaz bir halde yüreğim. Yorgun, ölgün. Hiç bu kadar acıtmazdı sevmeler, sevip de gitmeler kanatmazdı yüreğimi. Ve hiç bilmezdim yalanların korkusunun sevgiden ağır basacağını.
    Yüreğimde büyüttüğüm sevgiyi acımasız bir suçlu gibi yüreğimde öldürüyorum bu gece yine. Ah yine…
    Gecelerim yasta, düşler olmazlığını fısıldıyor aşkın. Bir umut bir umut diyen dilim lâl. Gözlerim uykuya doymuş gibi anlamsız dolanıyor dört bir yanını odanın. Yüreğim uykusuz, yüreğim yorgun, yüreğim lâl…
     
    s/A/klımdasın...

    Şiir





    Sana Gitme Demeyeceğim. . "Ama Gitme. . !"

    Düşünülmeden çıkılmış yolculukların ardında, hangisini yaşamak daha zordur bilemem ama her insan bulunduğu sınırlar ve sırlar içinde yaşabileceğinin en ağırını yaşıyor olsa gerek. Bu noktada söylenecek teselli sözleri de tükenmiş gibi. . .

    Ne diyelim; derman derde, vuslat gidişlere, su susuzluklara ve susuzluk yaşlara. . .

    Ben kendimi yazsam. . ;
    Beceremem. . .
    Lakin. . ;
    Beni en çok çöl çiçekleri bilir. . .
    İncinir yanıma yaraşmayan erinçler yitirilişlerine. .
    Şen. .
    Gaddar. .
    Kahkahalar atar köşesinde keder. . .
    Lakin. . ;
    Yok bu çölde bir damla su çöl çiçeğine değer. . .

    Düşünülmeden çıkılmış bir yolculuk bu.. Sanki hayatımın belli bir dönemini yaşamadan yaşlanmışım gibi. Senin yüreğindeki darlığın çapından habersizim. Kahretsin bir daha ağlama diye söz vermişim! Düşünme aklına gözlerim geldiğinde ağladığımı. Say ki bir yağmur bulutunun altında kaldım. Bulut ağladı, ben ağlamadım. Sakın sana yalan söylediğim gelmesin. . .

    Sana gitme demeyeceğim. . .
    "Ama gitme. . !"


    Derdi ya sevdiğimiz şair şimdilerde ben şiir okurken o yağmur yüklü bulutlar tepe üşüşüyor. .

    "An'lar" eksiliyor saniye saniye ömrümden içinde sen olduğun. Koyup gitmek değil bu, buna inandım... Yine de almıyor cahil aklım. Bakakalıyor ardından denizde dalga, sahilde çakıltaşı, gökte mehtap, sokakta kedi, yolda ayak izleri, sarhoşun şarabı... Bakakalıyoruz işte ardından cümlemiz. Cümlemiz özneden eksiliyor, azalıyoruz. . .

    "Sen de benle gel. ." demeni mi bekliyorum acaba diye soruyorum kendime. Yok canım, onu da nerden çıkardım. Düşsel gerçekliğimizle yaşarken mantıksal bütünlüğümüzü de koruyup kollamaya çalıştık, hatırlıyorum. . .

    Uzatmanın alemi yok sanırım bazı sözleri. . Şimdi gitmeni sayıyorum dönüşünü sayabilmek için. . .

    Git. .
    Dönüşüne yakalaşalım. . .

    Bakma gözlerime, hava yağmurlu, hava soğuk. . Yağmur bulutları tepeme üşüşüyor. . .

    Sana gitme demeyeceğim. .
    "Ama gitme. . !"


    16 May

    ...

     
    1120-kararsiz
     
    O OLMAZSA...
     
    'O olmazsa yaşayamam' demeyeceksin.
    Demiyeceksin işte.
    yaşarsın çünkü,Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
    Çok sevmeyeceksin mesela.
    O daha az severse kırılırsın.
    Ve zaten genellikle o daha az sever seni,senin onu
    Sevdiğinden.
    Çok sevmezsen,çok acımazsın.
    Çok sahiplenmeyince,çok ait de olmazsın hem
    Çalıştığın binayı,masanı,telefonunu,kartvizitini...
    Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
    Senin değillermiş gibi davranacaksın
    Hem hiç bir şeyin olmazsa kaybetmektende korkmazsın
    Onlarsızda yaşayabilirmiş gibi davranacaksın.
    Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
    Paldır küldür yürüyrbileceksin.
    İlle de birşeyi sahipleneceksen,
    Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
    Gökyüzünü sahipleneceksin,güneşi,ayı,yıldızları...
    mesela kuzey yıldızı senin olacak.
    'o benim' diyeceksin
    Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan birşeylerin
    Mesela gökkuşağı senin olacak.
    İlle de birşeye ait olacaksan,renklere ait olacaksın
    Mesela turuncuya ya da pembeye
    Ya da cennete ait olacaksın
    Çok sahiplenmeden,çok ait olmadan yaşayacaksın
    Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
    Hem de hep senin kalacakmış gibi
    İlişik yaşayacaksın
    Ucundan tutarak...

    Can Yücel
    14 May

    Şiir

    backgroundsoo2

     

    AŞK BİTTİ


    F.E.S. ve öbürleri için
    Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
    Uzun bir hastalık gibi
    Aralıksız dinlediğim alaturka bir fasıl gibi
    Gökyüzüne bakmayı, dostlara mektup yazmayı
    Çiçekleri sulamayı unutmuşluğum gibi
    Bitti.
    Bir aşk nasıl biterse öyle bitti bu aşk da
    Yürümeyi yeniden öğrenen felçli bir çocuk gibi
    Sokağa çıkmalıyım şimdi ve çoktandır
    İhmal ettiğim dostlara yeni bir adres bırakmalıyım
    Pencereleri açmalı, kitapları düzenlemeliyim
    Belki bir yağmur yağar akşama doğru
    Yarıda bıraktığım şiirleri tamamlarım
    Aşk da bitti diyordu ya bir şair
    Aşk bitti işte tam da öyle..

    AHMET TELLİ

    09 May

    Şiir

    camayaslanmbv8

    GELMEDİN

    Gelmedin; son hayalde yanıp yanıp kül oldu
    Bu deruni kavgada kırılan gönül oldu
    Şimdi menziller elem; yürek duman; sine çak
    Devleri mahkum eden hayatım şimdi helak
    Gelmedin;yıldırımlar düştü hülyalarıma
    Nasıl kıydın be zalim, masun rüyalarıma
    Sana doğru her adım  neden hep ölüm sunar
    Seni her andığımda, renk solar, desen yanar

    Hangi rüzgar sabırla böyle koşar ardından
    Hangi el nakış nakış gergef dokur ardından
    Susarsam, anlatır mı seni göklere tarih
    Bensiz olur mu sabah, güler mi kara talih
    Gelmedin, koptu zincir; parçalandı anılar
    Sardı bütün ruhumu tükenmeyen ağrılar
    Kalbimin pembe köşkü harab oldu; gelmedin
    Bahçesinde açan gül turab oldu; gelmedin
    Bil ki, kıyamet kopsa bu ateş sönmeyecek
    Heyhat!… şair mehtaba bir daha dönmeyecek...

    NURULLAH GENÇ

    Şiir

     
    ask-mesajlari-kirmizi-gul-cep-hazir
     
    AŞK

    Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
    Her şey bir anda başladı
    Yaşandı
    Ve bitti...

    Yan yana gidip de bir süre
    Ayrı yönlerde uzaklaşan
    İki tren gibi...


    ATAOL BEHRAMOĞLU

    Şiir

    kar1
     
    BU ŞEHRE KAR YAĞIYOR

    Bu şehre kar yağıyor
    Bir fısıltı gibi
    Geçiyor ellerimden rüzgar
    Bu şehre kar yağıyor
    Benim gönlümde yağmur
    Ve gözlerimde umut
    Beklerken sabahın ayazını
    Bu şehre kar yağıyor
    Ve ben üşüyorum..

    Üşürken şehrin caddelerinde
    Barınacak bir çatı arıyor yüreğim
    Şehrin çatılarına da
    Benim yüreğime de karlar yağıyor
    Kapı aralığından görünen
    Gelecek çalıyor hayallerimi
    Gözlerimde sensizliğin matemi
    Ve sessizliğin fırtınası
    Seyrederken denizdeki öfkeyi
    Bu şehre kar yağıyor
    Ve ben susuyorum..

    Sessizliğime gömüyorum
    Tüm gidişlerini
    Ve tüm gelişlerini
    Susan sesimle haykırıyorum
    Bu şehre kar yağıyor
    Denizler ağlıyor ardından
    Üsküdar en acımasız türküsünü söylüyor
    Önümde türkülerdeki
    Kahramanın yalnızlığı
    Ve dudaklarımda
    Yalnızlığımın ölümü
    Seyrederken rıhtımdaki son gemiyi
    Bu şehre kar yağıyor
    Ve ben soluyorum..

    Bu şehre kar yağıyor
    Gözyaşlarım
    Kalemimden akıyor
    Tükeniyor tüm sayfalarım
    Bu şehre kar yağıyor
    Benim gözlerimde yağmur
    Ellerim ceplerimde
    Ve omzumda
    Sevdanın sensiz yükü
    Yaşamla ölümü ayıran
    Kirpiklerinin ucunda beklerken
    Bu şehre kar yağıyor
    Ve ben gidiyorum..

    MUGAN


    Şiir






    YALAN

    Gözlerimden süzülen
    Aklımda kalan
    Efkarlar dağıtan
    Yürek ağlatan

    Sorulmuş misali cevap almayan
    Efkarlar yalan yalan
    Yalan bugün...

    Sen bana kavuşmadan
    Aşk-ı memnu olmadan
    Efkarlar dağıtan
    Bizi ağlatan

    Sevdalar içimde ateş yaktılar
    Efkarlar yalan yalan
    Yalan bugün...


     

    Şiir

     
    g2ld0bk0
     
    DİLİN YALAN SÖYLÜYOR
     
    Tohumdun yüreğimde fidan oldun büyüdün,
    Ağaç idin bağımda, çınar oldun yürüdün.

    Nasıl söküldün öyle, çatır çatır içimden,
    Köklerin yüreğimde kan revan oldu birden.

    Çalı çırpı bıraktın giderken yüreğimde,
    Hepsi bir kıymık gibi beynimin her yerinde.

    Dilin ne derse desin, gözün öyle demiyor,
    Seni sevmedim derken, dilin yalan söylüyor.

    Burası Ulus parkı, karşımız Anadolu,
    Gönlümün öbür yanı ondan böyle sır dolu.

    Yalnızım bu şehirde, hem de yapayanlızım,
    Boğuluyorum gitme, şair olur bir yanım.

    Yok böyle demiştim ben, yanlış anladım hemen,
    Bunun hepsi hikaye, baştan komiğiz zaten.

    Kendimizi kandırdık, kargalar güler buna,
    Birde ciddiye aldık, karganın papuç damda.

    Bu koca alemde biz, varla yok arasıyız,
    Olmasak da olurdu, varsak yaşamalıyız.

    Olmayacak duaya amin demeyelim biz,
    Herkes kendi yoluna biz hep böyle gideriz...
     
    BEDİRHAN GÖKÇE

    ŞİİR

    ddst9pc9

    ACILAR DENİZİ

     

    Ben acılar denizinde boğulmuum 
    İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını 
    Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni 
    Duyarım yosunların benim için ağladıklarını 
    
    Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime 
    Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını 
    bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle 
    Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını 
    
    Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma 
    Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek 
    Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını 
    
    bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa 
    Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse 
    Yılların içimde bıraktıklarını... 

    Ümit Yaşar Oğuzcan   

    Şiir

    ask-bitti-01
     
    ARTIK İLGİLENMİYORUM SENİNLE
     
    Bunca yıkılmış dağlar üstüne
    Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin


    Oysa kaç güvercin havalanmıştı içimden
    Konarak pervazlarına gülüşlerinin
    Kaç mermi sıyırmıştı ruhumu
    Acımasız yürüyüşlerinin mevzilerinde
    Dayanmıştım
    Ağlamıştım saatlerce parçalanan düşlerime
    Ta ki sevgilim
    Kızaran bir gök bulutu
    Ölümü
    Bir yıldırımla düşürdüğün ana değin
    Kalbimin haritasına

    Artık ilgilenmiyorum seninle
    Demiştin barut kokan kelimelerle
    Demiştin de hayat ölü bir bıldırcın gibi
    Tutuşup yanmıştı yanan bir tahta içinde
    Tarla küllerle dolu, ortasında yumurta
    Çatladıkça yeniden doğuruyor kanımdan
    Fışkıran harflerle kalbim olan cümleyi:
    Ben ancak bir tarih kitabı kadar
    İlgileniyorum seninle...

    Şiir

    sigpic1219417yv2
     
    ÖZLEDİM SENİ

    ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
    beynimi uyuşturuyor özlemin...
    çok sık birlikte olmasak bile
    benimle olduğunu bilmenin
    bunca zamandır içimi ısıttığını
    yeni yeni anlıyorum.
    Yokluğun,
    Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp
    mütemadiyen bir boşluğa
    Sabahları seni okşayarak başlamaları
    aksamları her işi bir kenara koyup
    seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
    oynaşmalarımızı,
    yürüyüşlerimizi,
    sevimli haşarılığını,
    çocuksu küskünlüğünü...
    Nasılda serttin başkalarına karşı
    beni savunurken;
    ve ne kadar yumuşak
    bir çift kısık gözle kendini
    ellerimin okşayışına bırakırken
    Gitmeni asla istemediğim halde
    buna mecbur olduğunu görmek
    ve sana bunları söylemeden
    ''git artık'' demek
    ''beni ne kadar çabuk unutursan,
    o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa''
    demek sana nede zor...
    seni görmemek ve belki yıllar sonra
    karsılaştığımızda
    bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
    yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

    Can YÜCEL


    ~~ Gideceğin Yeri Bilmiyorsan, Vardığın Yerin Önemi Yoktur ~~


    Şiir

    aşk

    ALACA KARANLIĞINDA AŞK YOKUŞUNUN

    Bulutlar dağlarda örgütleniyor
    Yırtılan göklerin gazabından korkuyorum.
    Zaman çentik çentik tükeniyor
    Çaresizliğin azabından korkuyorum.

    Yârin adıyla ıslatıyorum dudaklarımı
    Yüreğimde renk renk çiçekler açıyor.
    Bir yâr ki yüzünü saklar haramdan
    Süzülür prizmamdan al, yeşil, mor.

    Cuma günleri gibi en uzun yağmur saçlı
    Hasret kokar, sıla kokar, sevgi kokar.
    Kabımla kapçığımla ülfeti yoktur
    Bakınca daima özüme bakar.

    Bir çakır doğandır aşkın sıtması
    Geyikler koşuşur damarlarımda.
    Körelmiş tırnaklarını rüzgârla sivriltir dağlar
    Biraz daha viranız her yitik baharda.


    Bulutlar dağlarda örgütleniyor
    Dağlardan, çığlardan, sellerden korkuyorum.
    Ölü denizlere hicreti anlatmak zor
    Aldığını vermeyen yıllardan korkuyorum.

    En arkalarda kalmış topal bir bulut
    Vadimizin üzerinden seke seke geçip gitti.
    Çengelsiz bir türküyle seslendim arkasından
    Filim oracıkta bitti…

    BAHATTIN KARAKOC

    Şiir

    yapma
    GELME YAR,NASILSA ÖLECEĞİM

    Gel..başlar cümle..ve gel..biter cümle..
    Noktaları kısa..virgülü yok..ömrü kısa derdi çok..
    Sallanır yıldızları..biter umutları..
    Giden sevgilinin ardında bakakalır..
    ve sen baktıkça o uzaklaşır..adım adım...
    Gel dersin sesin yankılanır,duvarlara çarpar
    ve yine sana gelir..sana geldikçe yar uzaklaşır..

    Santim santim çürür umutların..besleyip büyüttüğün bulutların yağmur olur düşer toprağa..
    içinde kalan dert artıklarını heybene doldurur dönersin yola..boynun bükük,
    arkana baka baka uzaklaşırsın...
    Çöker bulutlar en dertli şarkılarıyla
    gözlerinin önüne..yağmur olur siner içine..
    bir rüya başlar kirpiklerinde sonu sevdayla bitmeyen..
    ellerini okşayacağın yarin olmadığı mısralar vardır şiirlerinde..saçlarına dokunmayacağın
    gecelerin içine dalmak istersin..
    gitmek istersin..ama gidemezsin..
    sorularla karışık düşüncelerin içinde
    yazılar yazarım sana..
    ve bunlar geniş bir zamanda ulaşırsa sana,
    sana yazıldığını hisseder misin acaba?..

    Giderken arkama bakışlarım takılır gözlerine..
    aklına mısralar takılır..
    işte o an birlikte yürüdüğümüz yolun uzunluğunu değil yaşadığımız yolu hesapla..
    ben sana yağmur yağarken
    yıldızları tutup sevmeyi öğrettim..
    sevilmeyi hesapla..
    gün gelir giderim belki...yokluğumu hesapla..
    baş ucunda eski bir kitap gibiyim
    geçmişten kalan mısraları fısıldayan..
    beni değil kendini verirsin geçmişe..
    ve seni kime sorarım sonra?..
    sen kimlere sorarsın kendini?..
    varlığında kaybolmayı hesapla..
    böyle yazmıştı şair mısralarımı
    ve böyle olacaktı sanki..

    Beni bulabilirsin belki..sırtımda heybem,
    içinde bitmemiş cümlelerimle birlikte..
    ama belki güvercinlerin olduğu yerde..
    Beyazıt’ta,Yenicami’de veya bırakıldığın her yerde kendini bulabilmeyi hesapla..
    ve ben belki de ölürüm..
    varlığımda yokluğumu
    hesapla..gitmeden gidişimi hesapla..
    ölmeden ölüşümü..gelişimi istemezsin belki
    gideceğim için..umutlarım nasılsa mısra aralarında gömülü kalacak..nasılsa yıldızlarım
    bir bir kayacak..nasılsa gideceğim..
    nasılsa gelmeyeceksin..

    Özlemlerim hep sensizlikte kalacak..
    ben isteyeceğim sen gelmeyeceksin..
    gelmen için sebepler uyduracağım..
    ve gelmen için bir sebep hep var..
    ama sen yine de gelme nasılsa gideceksin..
    ama sen yine de gelme nasılsa
    ben senden gideceğim..nasılsa kolumdan tutup ayıracaklar beni gül taktığım koynundan...
    gelme yar nasılsa gideceğim..
    gelme yar nasılsa öleceğim...
    05 May

    Şiir

    yalnizxy0

     

    SEN GELİYORSUN

     Sen geliyorsun; kuşlar geliyor bahçelerden

    Papatya kokusu bir de, sen gelmeden önce

    Nasıl tanıyorum bilsen geçtiğin sokakları

    Biraz mahmur oluyor bakışları, fersiz, çaresiz

    Ölü kelebekler görüyorum sokak köşelerinde

    Duvar diplerine bırakılmış acılar

    Yorgun ihtiyarlar bir de, gençliğini arayan

     

    Sen tüm sokaklardan geçmişsin meğer

    Hangisine baktıysam rengi bembeyaz

    Bir dokun bin ah işit pencereden

    Bir asker ağlıyor kenarında sessizce

    Yavuklusunun adını unutmuş gözlerinde

    Ne zaman biteceğini askerliğinin

    Nereye gideceğini, kim olduğunu

     

    Aklının karıştığı mahzenlerde

    Bir adam izlerine bakıyor delice

    Şimdi sen geliyorsun, biliyorum

    Hayallerim geliyor, umutlarım, mutluluğum

    Hiçbir şeyi görmüyor gözlerim

    Gireceğin kapıdan başka…

     

    Nurullah GENÇ

     

    Şiir

    bengubadeMZ_52074 

    HAYAL BEKÇİSİ

     Beklenmedik bir fırtınaydı gelişin...

    Uyandırdın sessizliğimi aysız gecelerde

    Yaralı bir deniz gibi hıçkırdığını

    Bir fanus altında sıkışıp kaldığını..

    Aşkla kenetlenen kalplerimizin..

    Me'yus olduğunu,bunaldığını

    Biliyorum,hayal bekçisiyim..

    Mehtabı arayan karanlıklarda

    Yağmur yakışmıyorsa..

    Güvercin gözlerine yakışmıyorsa yağmur

    Nasıl açabilirim bulutlara derdimi

    Nasıl geçebilirim mayınlı köprülerden..

    Sellere karışan ayaklarımla

    Yığılıp kalıyor en güzel umutlarım

    Vurgun yemiş denizciler misali

    Göğsümün katranlı sahillerinde

    Zifiri saçlarıyla

    İnfazıma ağıt yakan menziller

    En salgın boşluğumu akıtıyor üstüme...

    Ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim

    Ben sevda sokağının yoksul çiçekçisiyim

    Ben kor merdivenlere göklerle tırmanırım

    Kızgın güneş altında yemyeşil ıslanırım..

    Ben mehtabı arayan bir hayal bekçisiyim..

    Ben korsan bir geminin mahzun kürekçisiyim..

    Ben yaklaşan saati beklerim odalarda

    İhtilaller yaparım gözlerine dalar da...

     

    NURULLAH GENÇ

    ...

    Yinede Sargısı boLdur YaraLarımın...
    "uzak Şehir"ÖzLemLeri Sürtsede
    bedenime...
    İnatLa bekLiyor
    um
    G
    eLeceği
    mizi...

    ÖzLem Tek yönLü  uZun Bir Y
    oL işte
    Gidipte Dönme
    yen..
    Ben Seni Seviyorum
    ya!!
    Yeter bu AşK
    bana!!
    Özl
    emek Senle OrantıLı,hasret SeninLe AnLamLı...
    Se
    nsiz Yaşan
    maz...
    Sensiz nef
    es alınmaz A
    şk'...

     

    BadEm